Biraz da Uzaylılar Çalsın
Simpson'ların bir bölümü, ABD'deki 1996 seçimlerini konu eder. Bob Dole Cumhuriyetçilerin, Bill Clinton da Demokratların başkan adayıdır. Homer Simpson, uzaylıların iki adayı da kaçırıp onların yerine geçtiklerini anlar. Sahte Dole ve Clinton Beyaz Saray önünde nutuk attıkları sırada Homer Simpson yanlarına gelir, maskelerini çıkarıp Amerikalılara aslında ikisinin de uzaylı sürüngenler olduğunu gösterir. Bunun üzerine Bill Clinton'ın yerine geçen sürüngen şu konuşmayı yapar: "Doğru. Biz uzaylıyız. Ama bu konuda ne yapabilirsiniz? Bu, iki partili bir sistem. Birimizi seçmek zorundasınız." Seçmenler uzaylının haklı olduğunu konuşurken aralarından biri, üçüncü bir adaya oy vereceğini söyler. Bunun üzerine diğer uzaylı "Yap da oyun boşa gitsin" der. Uzaylılar seçimi kazanır ve dünyalılar onların kölesi olur.
Eski dostum Salih Bilgiç üreten, yıllardır ticaretin içinde olan bir arkadaşımdır. Kitap okumaz ama gündemi dikkatle takip eder. 2019 yılındaki yerel seçimlerde Salih'e neye göre oy kullandığını sordum, bana "Biraz da bunlar çalsın, dedim." yanıtını verdi.
Türkiye hiçbir seçmen grubunun kazanamadığı bir Meksika çıkmazına girdi. İktidar; ülkenizin bölünmesini istemiyorsanız yolsuzluklara rıza göstereceksiniz, diyor. Muhalefet de dış desteği, ülkenin bölünmesine ve manda yönetimi altına girmesine razı olmamız karşılığında getireceğini söylüyor. En tepedeki zenginlerin ve en aşağıdaki yoksulların Türkiye ile aralarındaki duygusal bağ koptu. Bu ülkeye vatan gözüyle bakmıyorlar, başarılarını sahiplenmiyorlar, bölünmesi tehdidi dile getirildiğinde "Bütün halinden ne gördük ki?" diye soruyorlar. Bu iki grup son yirmi yılda adalet dairesinden çıktı. Zenginler malından, yoksullar canından oluyor. Seçmenler ehveni şerci bir yaklaşımla oy veriyorlar. 1980'lerde "çalıyorlar ama iş de yapıyorlar" biçiminde zuhur eden bu ehven-i şercilik 2000'lerde "çalıyorlar ama terörle de mücadele ediyorlar" halini aldı. Yani siyasetçilerin hırsızlığını yaşantımızdan bir türlü silemiyoruz.
1960'larda Süleyman Demirel'in Adalet Partisi ile siyasette etkili olmaya başlayan Nur cemaati zaman içinde ehven-i şerciliği, çoğunluğu oluşturan sağ seçmen arasında olağanlaştırdı. Açıkçası, uzmanı olmadığım için Said Nursi'nin bu konudaki görüşlerini bilmiyorum ama takipçisi olan Nur cemaati vaizlerinin, önderlerini dayanak göstererek ehven-i şerden hayırla bahsettikleri çok sayıda yazı var. Cemaat arasındaki asıl iletişim kanalı sohbet olduğu için, yazılı olarak bile bu kadar yoğun ifade edilen bir düşüncenin sözlü telkinle çok geniş bir kitle arasında yaygınlaştırıldığını varsayabiliriz. Ehven-i şerciliğe İslami bir dayanak bulunamaz çünkü ne vahiyde ne de Hz. Muhammed'in yaşantısında çok tanrılı, putperest inançlara yönelik "iki ilaha inanmak daha fazlasına inanmaktan yeğdir" benzeri uzlaşmacı, orta yolcu en küçük bir ima yoktur.
Artık kendimiz için iyi olanı istemek yerine, daha az kötü olanı seçiyoruz. İnsanların bunu yadırgamaması, bir milli güvenlik sorunu. Ülkenin yedek akçesi; salgın hastalık, doğal afet ve savaş durumu için ayrılmış bir paradır. Son üç yılda Türkiye üçünü de yaşadı ve yedek akçenin yerinde olmadığını gördük. Para hazineye aktarılıp buharlaşmıştı. Muhalefetin de Türkiye'de manda (küreselcilik), özerklik, kanton ya da federasyon gibi yönetim biçimlerinin seçim yoluyla kabul edilemeyeceğini bildiği halde bunları savunmayı sürdürmesi, iktidar olma niyetinin olmadığını ve halinden memnuniyet duyduğunu gösteriyor. Böylesi buhran zamanlarında halk iki uç noktaya savrulur. Bir taraftakiler Tanrı'ya olan inancını yitirir, diğer taraftakiler de mehdi beklemeye başlar. Türkiye'de son yıllarda her ikisinin de taraftarları katlanarak arttı. Tarihte siyaset kurumunun cinnet geçirdiği benzer süreçler; siyasetçilerin oyun alanını daraltarak devletlerin duruma vaziyet etmesiyle aşılmış. 2000 yıldan daha eski olan Türk devleti de bir çözüm bulup varlığını sürdürecektir.
Yazar'a ait Diğer Yazılar
Alper Çeker
Alper Çeker 1972 yılında İstanbul'da doğdu. Kadıköy Anadolu Lisesini ve İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Osmanlıca'dan çeviriyazı ve sadeleştirmeler, Rusça ve İngilizce'den çeviriler yaptı. Telif eserleri arasında Gece Şehre Dedi ki, Reziller, Kurt Cobain ve Seatle Olayı, Devrana Girip Seyran Edelim ve Kan Kardeşi Tarantino vardır.







