Yitik Aşkların Soyundan Gelen
annemi gördüm
yıldız gibi kayarken bakışlarımdan
ölümü nasıl ciğerlerine çektiğini gördüm
dumanlar arasından
boz bir sis havada, aynada buğu
vuruldu şakağından hummalı gençlik
masumiyetiyle uzandı soğuk taşlara
ah gözleri eşsiz güzellikteki gözleri donuk
pembe bir gül aktı o an dudaklarından
döl yatağı, beyaz çeşme, kara kuzu
üstünü örtmeyi unuttuğu
kırmızılı bisiklet çocukluğu
uyandı gerinerek tatlı uykusundan
kalbi kuş tüyü kadar hafif, uçucu
aşk veremiyle yontulan yüzünde
sallandı uykusuzluğun mor madalyonu
ruhuna üflenen yaşamak dozu
uçuşuyordu silik zihninde, tozlaşma
buzsu yalnızlığın saydam izleri
ve gelincik renginde bir yenilgi
saklandı halının motifleri arasına
yitik
aşkların
soyundan gelen
bir gül ağacıydı
annem
n
n
e
m i
gördüm
yıldız gibi kayarken yarınlarımdan
keskin çığlığım parçalarken yarınımı
ve gelirken sesimin yankısı geri
ağıtlar doldurdu annemsi çukuru
lirik
fotoğraflarda
kaldı
gülümsemek