Kitap

John Cheever’ın Falconer Hapishanesi üzerine boşluk hissi

   Burak Çetinkaya       Eylül 2025
John Cheever’ın Falconer Hapishanesi üzerine boşluk hissi

John Cheever’ın Falconer Hapishanesi üzerine boşluk hissi

 

"Falconer'ın ana girişi -mahkumlar, mahkumların ziyaretçileri ve personel için tek giriş- Özgürlük ve Adalet'i temsil eden iki armayla taçlandırılmıştı, ikisinin arasında da hükümetin egemen gücü vardı.'' diye başlar John Cheever'in bu unutulmaz romanı. Romana başladığımızda Cheever uzun uzun anlatır hapishaneleri, müdürü, memurları, mahkumları... Öyle güzel betimleme yapar ki mesele yalnızca parmaklıklar zannederiz. Aslında hiç de öyle değildir; Ezekiel Farragut'un hikâyesi, suça, bağımlılığa, pişmanlığa sıkışmış bir adamın öyküsü gibi görünürken satırlar arasında hepimiz için tanıdık bir yankı bırakır; dışarıda yürürken hissettiğimiz ağırlık, içerdekilerin ağırlığından çok mu farklıdır?

Hapishane duvarlarının işlevi Cheever'in romanında değişir. Dışarıyla içeriyi ayırmaz yalnızca; bazen içeridekileri dışarının acımasızlığından korur, bazen de dışarıdaki zincirlerin ne kadar da görünmez olduğunu gözümüze vurur. Dışarısı da aslında hapistir Cheever'a göre. Bağımlılıklar, borçlar, ailesi ile olan problemleri, kimlik sorunları... Bir gardiyanın sert sesiyle bir muhasebecinin "Borcunuzu ödemeniz gerekiyor." deyişi arasındaki fark, sadece üniformadadır.

Ezekiel Farragut'un genç, keskin zekâlı bir mahkum olan Jody'yle yaşadığı ilişki bu yüzden romanın merkezidir. Çıplaklığıyla, yasaklılığıyla, bir hücrede filizlenen o yakınlıkla... Belki de bu yüzden dışarıdaki ilişkilerden daha sahici gelir Ezekiel'e. Bir insanın kaybedecek bir şeyi kalmadığında hatta özgürlüğünü kaybeden bir adamın zincirleri bile ona pahalı bir bileklik gibi gelebilirken her şeyden ya da her durumdan daha dürüst hissedebilir. Hatta bu dürüstlük ve yakınlık, en sahi en yalnız hissetmediği ilişkisi haline bile gelebilir.

Romanın sonunda gelen kaçış sahnesi, romana göre şaşırtıcı biçimde sıradan yazılmıştır. Cheever, büyük bir final bekleyen okurun beklentisini kırmıştır. Çünkü asıl mesele kaçış değil, zincirin nerede olduğunu fark etmektir. Farragut dışarı çıkar, evet ama okur bilir ki bağımlılık, suçluluk, geçmiş ve toplum hâlâ onunla birlikte yürümektedir. Kaçış bir özgürlük anı değildir, sadece yer değiştirmedir.

Cheever'in dilinde sürekli bir parıltı ve o parıltının ardında kırılganlık vardır. Cümleler kısa süreliğine parıldar, ardından sessiz bir çürüme duygusu bırakır. Sanki bir vapurun güvertesinde kahve içiyorsunuzdur; manzara güzeldir ama kahve bayattır, kahve bittiğinde manzaranın da tadı kalmaz. Falconer Hapishanesi'nde  yüzeydeki şiirsellik, derindeki acıyı gizlemez aksine açığa çıkarır.

Falconer Hapishanesi'ni okurken yüzeydeki o zarif ve zekice yazılmış cümleler, bir yandan da o cümlelerin altında yatan çürümüşlük, kasvet ve derin gerilim müthiş bir zıtlığı da bize sunuyor. Aslında tamamen boşlukta bırakıyor. Ve Cheever bu boşluk bırakma hissini çok iyi biliyor.

 

Yazar'a ait Diğer Yazılar

Burak Çetinkaya

Burak Çetinkaya1995 yılında Bakırköy'de doğdu. Mor ve Ötesi ve Büyük Ev Ablukada dinlemiyor. Kapuska seviyor ve pembe çoraba bayılıyor.

 

İstanbul Kitaplığı

Tüm Yazılar

Öykü

Kama

Tüm Yazılar

Futbol

Tüm Yazılar

Müzik

Tüm Yazılar